Ahmet Ümit Sözleri

Ahmet Ümit Sözleri

Sayfa İçeriği: Ahmet Ümit Sözleri Kısa, Ahmet Ümit Sözleri Tumblr, Ahmet Ümit Sözleri Facebook, Ahmet Ümit Sözleri Özlü, Ahmet Ümit Sözleri Aşk, Ahmet Ümit Aşk Köpekliktir Sözleri, Ahmet Ümit Kitaplarından Sözler

Bu güzel sayfamızda sizler için en güzel Ahmet Ümit sözlerini hazırladık. Sayfamızdaki Ahmet Ümit özlü sözlerini facebook, twitter ve whatsapp ile sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

AHMET ÜMİT AŞK SÖZLERİ

Değişimin en büyük düşmanı önyargıdır.

Herkesin aynı yalana inanıyor olması, onu gerçek yapmaz.

Hayatın en güzel bencilliğidir aşk.

Aşk, hayatı; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır.

İnsan pek de vefalı bir yaratık değil.

Şahane bir aşk, çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir.

Aşktan daha büyük bir bencillik yoktur.

Kaybetmeye alıştıkça daha çok özgürleşiyor insan.

Kardeşin, kardeşi vurması kabul edilemez.

Hayat, yaşadıklarımızdan çok hayal ettikleriz değil mi zaten?

Hakiki sevda tektir. Sonuna kadar da tek kalır.

Kimse iyi dediği birine âşık olmaz. Aşkın iyilikle ilgisi yoktur.

Aşk, imkânsızı aramaktan başka bir şey değil.

İnsanın en zayıf anı, kendini en güçlü hissettiği andır.

Külli aşka ulaşmak için, cüzi olanı yaşamalısın.

Yeryüzünde beni anlayacak tek kişi vardı, o da sendin.

Ama düşlerin de yaşam gibi bir sonu vardı.

Birlikte yeri göğü inleten enfes sedalar çıkartmamız mümkün.

Ölümle yüzleşmek, ölmeyi düşünmekten daha iyidir.

Mesele, aklın kabul ettiğini, kalbe anlatmaktı. İşte onu beceremiyordum.

Sensizliğin sürekli seni hatırlatmasından bahsediyorum. Korkunçtu.

Gerçekler her zaman güzel olamayabilir. Bazen de ne kadar az bilirsen, o kadar iyidir.

Şu yaşadığımız çağda vesveseli olmak için o kadar çok sebep var ki.

İsyan anları turnusol kağıdı gibidir, bir toplumun hakiki karakterini gösterir.

Zalimin en büyük başarısı, zulüm ettiklerini kendine benzetmesidir.

Ülke ateşler içinde kalmışken, kendi gönül yaranı söndürmenin peşinde koşamazsın.

Sen oturduğun yerde otur, hak yerini bulsun. Yok öyle şey, dövüşeceğiz.

Dev bir orkestrayı oluşturan müzisyenler gibiyiz, tek başımıza ahenk sağlamamız imkânsız ama hep

Bunları halletmek yerine baskıya, şiddete başvuruyoruz. Bu, çaresizlik anlamına gelir.

Bu işin macerası olmaz.” dedi yaralı bir ses tonuyla. “hakiki sevda tektir. Sonuna kadar da tek kalır.

Bazen beklemeyi bilmek en büyük erdemdir. Bazen hayatı oluruna bırakmak lazım.

En mühim mücadele, fikirle yapılandır. Şiddet eninde sonunda onu uygulayana dönen bir bumerangdır.

Demek ki sadece seçimlerimiz değil, rastlantılar da belirliyormuş insanın hayatını.

İlgisi, insanoğlunun musibetliği. İnsanoğlu o kadar habis bir mahluktur ki, o güzelim sevdayı da mundar etmiştir.

Hayat daha güzel olabilirdi. Ah aptal insanlar, ah aymaz insanlar. Mahvedecekler hem kendilerini hem dünyayı.

İnsanın gönlü geniştir geniş olasına ama sevda kuşu da nazlıdır, öyle her önüne çıkan dala konmaz. Her önüne çıkan dala konana bizde başka ad verirler.

Ve şu da bir gerçek: Amacınız ne kadar yüce olursa olsun, kendi öz çocuğunuza bile zorla hiçbir şey yaptıramazsınız.

Kazanmaktan çok haklı olmak, güçlünün değil, kaybedenin yanında, mazlumla birlikte olmak. Şimdi tam da öyleydik işte. Ve bu durum huzur veriyordu bana.

Biteviye hayal kırıklıklarına uğrayınca, umut etmeye korkuyor insan. Ama bazen hayat, sen kılını kıpırdatmasan da mutlulukla dolduruyor içini.

İnsan, tarihin rüzgârı karşısında, okyanusa düşmüş bir ceviz kabuğu gibidir. Ne kadar şuurlu davranmaya çalışırsa çalışsın, kaderi dalgaların insafına kalmıştır.

Fırtınalı okyanuslardan kurtulup, ölü bir denizde batmayı bekleyen yelkenli gibi çaresiz, öylece kalakalmışken, insan daha iyi değerlendiriyor kendini.

Akıl alır gibi değildi, ama bir zamanlar pekguzelsozler.com devletin despotluğu karşısında şerefle dövüşenler, bugün yüksek memuriyetlere tırmanmak için birbirlerine düşman oluyorlardı.

İlerleme bir zaman meselesidir aziz kardeşim, eşitlik ve güzelliğin toplumumuzda vazgeçilmez değerler olabilmesi için epeyce zamana ihtiyacımız var.

Ama yaşam belleğimizdeki anıları silmekte çok ustaydı, giderek izler zayıflamaya başladı, bu düşü daha az anımsar oldum. Ta ki penceremin önünden geçen bu kadını görünceye kadar.

Anlamayacak bir şey yok. İkisi de doğru. Yaşın genç, bilmiyorsun, insanoğlu yanlış işlerden keyif alır dört kitabın dördünde birden niye cehennem var zannediyorsun?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir