Ayrılık Sözleri

Ayrılık Sözleri

Sayfa İçeriği: Anlamlı Ayrılık Sözleri, Damar Ayrılık Sözleri, Duygusal Ayrılık Sözleri, Kısa Ayrılık Sözleri, Ayrılık Sözleri Facebook, Ayrılık Sözleri İndir, Ayrılık Sözleri 2016

Güzel ayrılık sözleri, anlamlı ayrılık sözleri arıyorsanız doğru yerdesiniz. Bu sayfada yer alan etkileyici ayrılık sözlerini dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz.

EN ANLAMLI AYRILIK SÖZLERİ

Lades bitti cici kız, artık aklımda değilsin.

Gitmek istiyorsa, bırak gitsin! Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olmuş ne yazar?

Birini kaybetmek istiyorsanız onu çok sevin yeter.

Şunu bilmelisin ki ben hava soğuyunca değil, senden soğuyunca üşüdüm. Elveda…

Gidenin arkasından nokta koyacaksın ki gelenin ismi büyük harfle başlasın…

Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı…

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah dercesine çeker giderim be güzelim.

Ayrılık dilinden ne olur sanki sen gittin ellere ben de ölüme.

Ayrıldık işte her şey dilediğince olsun pişmanlık gözyaşlarına on numaralık gülüşüm koysun.

Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir ben gideni değil giden beni kaybetmiştir.

Canımı acıtan ne biliyor musun “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi ve aldı gitti.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Sende haklısın be sevgili ucuz yüreğine ben pahalı geldim. Şimdi gidiyorum elveda sana…

Bu saatten sonra sende fırtına dahi kopsa paşam, bende yaprak bile oynamaz inan.

Unutma! Nasıl sensizliği ben yaratmadımsa tadacağın bensizlikte benim eserim olmayacak.

Gidişin bir ambulansın siren sesine benziyordu yol vermekten başka çarem kalmadı.

Kötü diye bir şey olmasaydı, cehennem boş kalırdı. Sen beni kırmasaydın, bu can uğruna fedaydı…

Biliyor musun be arkadaşım bazen merhaba diyemediklerimize hoşçakal diye fısıldarız.

Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim.

En çok da, en zor zamanımda sana ihtiyacım olan bu sessiz gecelerde terk etmen koydu.

Sen gittiğin an ben daracık sokaklarda ıssız çöllerden geçerek sana gelme umuduyla koştum ama her arkamı dönüşümde sen yoktun.

Zaman değilmiş gideni geri getiren, aslında zamanmış, var olanı götüren.

Çeker gideriz be gülüm kime ne. Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı, gel de dindir bu ıstırabı.

Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.

Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim. Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.

İnsan bir kere hata yapar, ikinci kez de yapar ama bil ki eğer üçüncü kez yaparsa onun bağı sende kalmamış demektir.

Tek bir bakışla tutuşmaya hazırdım oysa. Düşlerinin mahpusunda bir ömür yatmaya. Hadi! Hazırım “yok olmaya”.

Ne çıkar terk ettiyse, bırakıp da gittiyse. Kolayı var arkadaş, sende ona gülersin onun yaptığı gibi başkasını seversin.

Sevmenin erdemi, aşkın görkemi, mutluluğun gözleri ve seni özlemenin hazzını yaşattın sevgili, yolun açık olsun.

Her gecenin güneşle gelen o ilk ışığı parlaklığı varsa elbet gidenin de bir gün mutlaka dönüşü olacaktır ama sabır.

Mutlu iken söz verme, üzgün isen cevap verme, öfkeliysen de sakın karar verme… Yoksa üzende sen olursun üzülende…

Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

Gelme çocuk! Benim denizimde yüzemezsin sen, kolların kısa kalır dalgalarıma, ölürsün çocuk! Bulaşma yalnızlığıma.

Görmeden varlığına inandığım ve içimde yaşattığım sadece Allah var, gidersen unutulursun o kadar.

Allah’ım beni öyle bir son bahar ayazında canımı al ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamasın…

Sevmenin erdemi, aşkın görkemi, mutluluğun gözleri ve seni özlemenin hazzını yaşattın sevgili, yolun açık olsun.

Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım…

Ben ne aşklar yaşadım ne vedalar ettim, ne kızgın çöllerinde yürüdüm aşkın, senin kor dudakların vız gelir güzelim.

Batık bir gemiymişiz aşk limanında… Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızda… Senden son dileğim beni unutma…

Yolumdan dönemediğim için değil seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Hoşçakal…

Her gecenin güneşle gelen o ilk ışığı parlaklığı varsa elbet gidenin de bir gün mutlaka dönüşü olacaktır ama sabır.

Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim. Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.

En acı şey ayrılıktır ve ölmektir ben bunu çok iyi anladım. Sevdiğin insana o kadarda güvenme! Gün gelir bakarsın arkandan vurur.

Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.

En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.

Giderken ardına bakma, yakışır bir veda olsun. Hayatımı mahvettin ama güzel roldü helal olsun.

Bir gün herkes gider mi acaba. Evet, sen kalbinde büyüttükçe, onlar da büyürler ve sığamayacaklarını anlayınca giderler.

Ne çıkar terk ettiyse, bırakıp da gittiyse. Kolayı var arkadaş, sende ona gülersin onun yaptığı gibi başkasını seversin.

Bazen öyle konuşacaksın ki, karşındaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bir susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek.

Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi, dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım…

Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.

Ay doğarken bir söğüdün arkasından, gül yüzünde sisli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

Kaldır kadehi sevgilim! Varsa şerefine yoksa gidişine. Ben huzur istedim, sen kusur. Şimdi bensiz kudur.

Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

Ben senin yaşadığın gizli bir macerayım, Anlatılmaz bir roman, kapanmaz bir yarayım, Sığındığın limanlar unutturamaz beni, Ben senin yüreğinde en büyük fırtınayım.

Ben hayatı rakı niyetine içtim, kafayı meze niyetine yedim, hani sarhoşluk kötüydü, sevdiklerimi hep ayıkken kaybettim.

İlişkiler başladığı günden itibaren bitmeye doğru yol alırlar. Yani her ilişkinin bir son kullanma tarihi vardır.

Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

Ayrılık vaktiyse duvarda çalan saatte bir klik vururuz yüreğimize. Ölümse soluyan ensemizde derin bir nefes çekeriz içimize.

Geleceği benimle karanlık görüyorsan, umutların solmuş yüreğinde. Hadi git beni hiç düşünme eğer mutlu olacaksan çeker giderim, sen mutlu olacaksan ben çekerim.

Anlamaz ki seni anlamış olsaydı şimdi yanında olurdu. Uzaklık insanın içindeki yalnızlık da gizlidir.

Evet, acı çekiyorum, Evet çok özlüyorum. Evet, ulan evet onu unutamıyorum. Kime ne? Sormayın artık bana nasılsın? Diye. Boş verin, ben iyiyim işte.

2 Yorum

  1. Deniz Demir diyor ki:

    Deniz ve gökyüzü gibiydik. Ağlamayı bekledim sana kavuşmak için.

  2. Sevcan Candan diyor ki:

    Pili bitmiş bir fotoğraf makinesi gibiyim, kimseyi çekemem bu saatten sonra.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir