Duygusal Mesajlar

Sayfa İçeriği: Duygusal Mesajlar Kısa, Duygusal Mesajlar Uzun, Duygusal Mesajlar Sevgiliye, Duygusal Mesajlar Damar, Duygusal Mesajlar Facebook, Duygusal Mesajlar 2017

Bu sayfada sizlere duygusal mesajlar hazırladık. Bu sayfada bulunan bu güzel duygusal mesajları sevdiğiniz insanlarla facebook ya da twitterdan paylaşabilirsiniz.

EN DUYGUSAL MESAJLAR

Ve benim, birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, senin sesini göresim geldi.

Eğer bir gün ağlaman gerekirse başını dik tut ki: gözyaşların seni ağlatan kişi kadar alçalmasın.

Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor.

Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.

Aslında suçum yok hâkim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

Ne kolumda kelepçe, ne yanımda gardiyan, ne gönlümde zulüm, ne ensemde ölüm, o gün yalnızca sen olacaksın gülüm!

Bilirim gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor. Artık son bir dalga beklerim alıp beni de götürsün diye.

Yoluma dizildi anılarım. Nereye baksam senin adın var, geçirdiğimiz güzel anıları hatırlarım, üzülürüm, efkârlanırım.

Ne ölmek nefessiz kalmaktır ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hak eden birine yaşamını harcamaktır.

Ne ölmek nefessiz kalmaktır, nede yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevmeyi, sevilmeyi hak eden birinin kalbinde olmaktır.

Özledin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

Nerede sözler, nerede yüreğim. Ben de sevdim, sevmedim bilenim. Ver elini sonsuza, al beni dünyadan. Kalmadı sevenim!

“Üzgünüm” diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun! Cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.

Dağlarda çiçek solduğu zaman, göklerde bulut olduğu zaman, yağmurlar sel gibi aktığı zaman, anla ki bir tanem ben geliyorum!

Saclarına ak düşsün istemem, gözlerine yaş dolsun istemem, bir tek dileğim var rabbimden, mutluluklar senin olsun bir tanem!

Sar beni ben sana kendimi feda etmişim sev beni. Bu canı uğruna heba etmişim sevgilim her şeyim. Gönlüme taht kuran dilberim.

Bir hayaldin öncesinde, adın konmuş aşk dilinde. Ben senin sadece imkânsızındım. Kelimeler tükendi de, sen bitmedin bak içimde.

Uykusuz gecelerimde gözyaşlarımla yazdım adını kalbime, güneşsiz günlerimde kanımla suladım resimlerimizi, yeniden gelirsin diye!

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.

Sevmek mi? Hiç duymadım ki. Gülmek mi? Çoktan unuttum. Yaşamak mı? Oda ne. Aşk mı? Büyük bir yalan. Yalnızlık mı? İşte o benim dünyam!

Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni rüzgarsızdı hava tiryakiydim üstelik yakmadım seni ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.

Bu ayrılık akşamında, gözyaşıma boğuldu dünya, sorma bana sensizliği, sorma bana gücün yoksa gelen aynı giden aynı, bırak beni yalnızlığıma.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Biliyor musun sevgili benden sonra benim gibi kimse bakamayacak gözlerine kimse tutamayacak ellerini benim gibi ve belki kalbi çarpmayacak bütün askıyla.

Düşün ki ben yağmur damlasıyım yere düştüm mü dağılırım düşünki ben bir kar tanesiyim güneşi gördüm mü eririm düşünki sen benimsin gittin mi ölürüm.

Ben senin hasretinle yanmışım zaten yaralıyım. Sen bunun farkında mısın yar. Her günüm beklemekle geçiyor dünde bugünümde. Bir mektup göndermez misin yar?

Öyle bir tutkuydu ki benimkisi, seni her gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Öyle sevdim ki seni ne vazgeçebildim ne de devam edebildim.

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Hiç bir şeye değişmem aşkla bakan gözlerini. En son anımda bile söylemeliyim sevdiğimi. Hiç bir şeye değişmem senle geçen günlerimi. En son anımda bile tutmalıyım ellerini.

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular. Böyle bir sevmek görülmemiştir. Hayır, sanmayın ki beni unuttular. Hala ara sıra mektupları gelir. Gerçek değildiler birer umuttular. Eski bir şarkı belki bir şiir.

İçimde yılgın rüzgârların ayak sesleri, sende daha yeni yeni kavak yelleri. Doğrusu yanlışı ağrısı sancısı ne varsa yaşanacak. Gözyaşı ayrılık pişmanlık dargınlık hepsi benim olacak.

Ne dil yeter seni anlatmaya, ne göz kıyar sana bakmaya, ne ellerim dayanır sana dokunmaya, ne kollarım uzanır sana sarılmaya, hiç ömür yeter mi? Seninle beraber olmaya be gülüm!

Uzak kaldım senden uzak, yaklaşamıyorum yanına her yer tuzak, kalbine inanmıyorum, artık yalan gözlerine bakamıyorum eskisi gibi, her şeyin bir tuzak olmuş, hayat benim için oyun olmuş, sayende bunu da öğrendim.

Senin alev gözlerin eritse şu ruhumu buz olur kesilirim yanarken içim. Sesin bir uçurum çağırırsa beni kus olur uçarım yanarken içim. Sevdan bir ateş oldu bende gönlüm bir deli coştu sende.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir