Ece Temelkuran Sözleri

Ece Temelkuran Sözleri

Sayfa İçeriği: Ece Temelkuran Sözleri Kısa, Ece Temelkuran Sözleri Facebook, Ece Temelkuran Sözleri Aşk, Ece Temelkuran Aşk Yazıları, Ece Temelkuran Sözleri Anlamlı, Ece Temelkuran Sözleri Etkileyici

Bu güzel sayfamızda sizler için en güzel Ece Temelkuran sözleri hazırladık. Sayfamızdaki Ece Temelkuran aşk yazılarını facebook, twitter ve whatsapp ile sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

EN GÜZEL ECE TEMELKURAN AŞK YAZILARI

Manşet: Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.


Zamanın tozunu tutmuyorsan bedelini ödersin.

Herkes kendi günahını unutur; ama kimse alacağı intikamı unutmaz.

Hiç sevişmeden de sevgili olunuyormuş demek.

Bir insan, bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce aşık olur.

Tavşan boku gibi yaşamaktansa öl daha iyi!

Sevmek benden ibaret onun için, doğmak ve ölmek de.

Dünyaya omuz atmak için büyümeye çalışıyorum.

Reklamlar
Reklamlar

Kafamın içinde çok şey var anne. Kitap okuyunca geçer sadece.

Hayalinden daha eksik olma, beni utandırma. Gel.

Yazmak, ağlamanın bir türüydü eskiden. Gülmenin bazen.

Zehri taşımak, zehirlenmekten daha çok acıtır canı.

Kendinden bile gizler ama her insan bir kere mahvolmak ister.

İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.

Hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında.

Dünya sanki insan kanıyla işleyen bir makineymiş gibi.

Bir dua kırıntısı lütfet, benim kalbim ise senin için hep namazda.

Hayat, komik olmaya çalıştıkça zavallılaşan bir şaka şimdi.

İnsan çok yalnız kalınca, kederli şeyleri bir tek ben düşünüyorum sanır.

İnsanı en çok kendini hayal kırıklığına uğratmak mahveder.

Ben artık susmak istemiyorum. Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa.

Göl yosunları gibi uyuyakalmak da olabilir hayatın sırrı kim bilir.

O senin için sabretmeyi, devenin kininden değil, kelebeğin inadından öğrendi.

Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim.

Güzelliği onu bıraksa da güzellik jestleri gövdesini terk etmeyen kadınlardan.

Daha az sevdikçe daha çok seviyormuş gibi yapmamak nasıl becerilir?

Reklamlar

Bir ceviz yaprağının ardına sızan ışık kadar bile umut olsa, yetinmeyi bilirim.

Sen benim sözlerimi alırsın kucağına, ben seninkilere başımı yaslarım.

Reklamlar

Hayat denen şeyin, her insanla yeniden sıfırdan başlaması ne büyük bir saçmalık.

Yoksulluk insanları hizalar. Aynı taşın altında ezilince insanlar eşitlenir.

Kavganın tek bir kuralı vardır: Öfkesi daha büyük olan, eninde sonunda kazanır.

Oysa kimse bilemez hiçbir yere sığmamanın, sığınamamanın boşluğunu.

Eğer ölümü anlamlandıran yaşadığımız sürece yaptıklarımızsa, pek şansım yok.

Belki kafam patlayacak bir gün. Çünkü hiçbir şeyi unutmuyorum ben.

Bilin ki büyük hatalara niyet edenler, büyük günahların kefaretini göze almalı.

Ağzımın sözcükleriyle konuşuyordum, kalbiminkiler boğularak siniyordu.

Aklınızla yaşadığınızda, elbette eğer kafanız çalışıyorsa, hayat en eğlenceli oyundur.

Bir kadın, bir kahvaltı için en az Nasa kadar zamanlama hesabı yapar.

Hayat, görgü kurallarının intizamını kabul etmeyen büyük bir muammaymış meğer.

İnsan içinden çok konuşunca son cümleyi bilmeden yüksek sesle söylüyor.

Çünkü insan karanlık olunca camda kendini görüyor. Karanlık kendini görüyor insan.

Aşk bir tereddüt anında gelir hanımlar. Bir küçük tökezleme ve işiniz biter!

İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde, korkma, desin diye.

Hayatlar evler gibi olsa keşke. Kapısına kilidi vurup biraz dışarı çıkabilseniz.

Reklamlar

İnsanın göğsündeki meyhanede kaç küçük memur ölüyorsa her akşam, o kadar öykü olur.

Kimse bir cennet dilemez, herkes yana yakıla kendi cehennemini görmek ister.

Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz. Hayat. Nefesinizin yettiği kadar.

Burası dünya ! Her şey sandığından daha bayağı, daha çirkin, daha sıradan.

Biz, çok güldüğümüzde daha gülerken, ağlayacağımızı düşünüp suratını asan insanlarız.

Kadınlar, dünya üzerinde yaşayan, verilmiş sözlere inanan son canlı türüdür.

Sende kudretimi değil, aşkımı deneyeceğim, yemin ettim. Bana en kıymet bilen kalbinle gel.

Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.

Çöl yolunu yitirmiş kuru erkeklerden oluşan bir şey, vaha kadınlardan kurulu sulak bir kalp.

Bir insan bu kadar mı hevesli olur yaşamaya, ortada bir hayatı bile yokken.

Cahiller, güzel ve faydalı arasında hep akıllıca bir tercih yaptıklarını sandıkları için cahildirler.

Kadında zaman geçmez. Sakın günün birinde iyileşmek için zamana güvenme.

Yeniliyorsunuz. Yendiğiniz için yeniliyorsunuz. Bu zafer bu kadar kolay geldiği için yeniliyorsunuz.

Bugünlerde anneniz aklınıza daha sık gelmeye başladıysa, önemli suçlar işliyorsunuz demektir.

Çünkü serçe telaşıyla yaşayan kadınlar, zamanın ağırlığıyla uçabilen büyük kanatlı adamları seçerler.

Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, senin dilinde susturacak kimse yoktur.

Oysa ben hikayesini ilk kez anlatırken dikkate alınmayan insanların aniden ölebileceğinden korkarım.

Başka kadınların çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyorlar.

Biz çağın en iyi susan çocuklarıydık, yosun gibi yani, pekguzelsozler.com usluyduk. Önümüzde hep bir duvarla koşuyorduk.

İnsan, her şeyi unutuyor da, en ihtiyacı olduğu zaman yanında olmayanı, aklını kaybetse unutmuyor.

Sevmek bir kuşun kanadının kırılmasıdır biraz da. Birini sevmek, kendi kanadından, uçmaya yarayan o tek bir kemiği çıkarıp başkasına vermektir, gönül rızasıyla, gülerek, korkmadan.

Zehrini, büyüleyen bir ilaca çevirmek için bir ömür gerekiyor. Ne zehir geçer ne de büyülü renkler. Bu yüzden eğer bir zakkumsan, zakkum olmaya alışman gerekir.

Sigara içilmeyecekse yağmurla çay niye var? Madem aşık olunmayacak, kadınlar ve adamlar niye? Madem büyük yanlışlar ve acayip maceralar olmayacak, niye hayat? Böyle böyle uzar gider yağmur boyunca.

İnsan kaybolmak ister. Bakma sen söylediklerine, insan kendini feda etmek ister. Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikayede erimek ister. Başka türlü katlanamaz aslında kendine.

Hikâyeleri ayrılınca insanların, etleri de kesilir birbirinden. En keskin bıçaktan bile daha keskin yarar insanları hikâyeler. Bütün yeryüzünde insanlar birbirlerini en çok hikayeler için öldürürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir