Cahit Zarifoğlu Sözleri

Cahit Zarifoğlu Sözleri

Site İçeriği: Cahit Zarifoğlu Sözleri Kısa, Cahit Zarifoğlu Sözleri Yeni, En Güzel Cahit Zarifoğlu Sözleri, Anlamlı Cahit Zarifoğlu Sözleri, Etkileyici Cahit Zarifoğlu Sözleri, Cahit Zarifoğlu Sözleri Facebook, Cahit Zarifoğlu Sözleri Twitter

En güzel sözler sitesinde şimdi de size en önemli şairlerimizden birinin sözlerini bu güzel sayfada hazır ettik. Bu güzel sözleri ister kısa mesajla yollayın isterseniz de sosyal medyada paylaşın artık size kalmış.

EN GÜZEL CAHİT ZARİFOĞLU SÖZLERİ

Manşet: Bazen yağmur olmak ister insan. Yağmak ister sevdiğinin yüreğine.


Bir ölüm vefalı bir de sonbahar.

Şöyle olmuş: Ben sen demişim sense sen.

Düştümse sana bakarken düştüm.

Şöyle irice bir kelime bul ok atsın yüreğime.

Her fikrin karşılığı bir duygu vardır.

Hayır kalbim yorulmadım hayır hayır yıkıl daha.

Ben onunla içimden konuşuyordum.

Filistin bir sınav kâğıdı… Her mü’mîn kulun önünde.

Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.

Gelecektim ama daha kötü bir hatıram olsun istemedim.

Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.

Farz et körsün olabilir. El ele tut. Taş al ve at. Kâfiri bulur.

Ah şu yalnızlık kemik gibi ne yana dönsem batar.

Başıma düşmüş sevda ağı. Bir başıma tenhalarda kahroldum.

Bize sözlerimizden çok yüreğimizden anlayan gerek.

Kapı aralığından baktığımda görebildiğim en güzel şeydir yaşamak.

Az az ölüyoruz her gün yağmurdan havadan bahseder gibi.

Nereye kadar kendinden kaçabilirsin? Ya bir daha geri dönemezsen…

Değil mi ki kavuşmalarımız topal. Ayrılıklarımız koşar adım.

Aklımdan çıkmıyorsun dedim. Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.

Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak arayacağımız yer bellidir.

Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.

Evet hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Bir gün elbette sofraya birlikte çökeriz. Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.

Adam acı mümkün olduğu kadar kendi içine aksın diye yüzünü öne eğmişti.

Yaşamak bir perde gibi kalkıyor aramızdan. Zamansız mekânsız bir tünel başındayız şimdi.

Dedi ki sen şairsin elindeki bu taş ne? Dedim ki şair aşka boyun eğer zulme değil!

Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.

Ölü kalbimiz dirileydi hakka dönüp sadakayla yıkanaydık dünyaya hiç meyletmeyeydik.

Şimdi yoksun üstelik uzaktasın ellerin yapayalnız biliyorum gözlerin dalıyor yine hep benim için olmalı.

O sabah ezan sesi gelmedi camimizden. Korktum bütün insanlar için bütün insanlık adına.

Vicdanen rahat olmamız yetmiyor. Başkalarının hakkımızda yanlış kanaatler edindiğini görmek üzüyor bizi.

Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde. Bir ölçü bir adaletli ki eşi emsali bulunmaz.

Ehli takva olun ehli secde olun. Farzları alenen yerine getirin. Nafileleri kendi nefsinizden bile gizleyin.

Rüzgâr nereden eserse essin güzeldir. Alevler bir ayrı âlemdir. Dirlik sevinçtir göç içimizedir.

Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz. Onun gerçekleşmesine dayanacak onun yükünü kaldıracak topraklarım yok.

Ayrılıkla başım belada gözlerini çevir gözlerime yoksa ben sensiz bu sessizlikle. Deli gibiyim sensiz bu sensizlikle.

Bu dünya soğuk… Rüzgâr genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazır. Güzel günler çabuk geçer.

Kalbinizi yumuşatın ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

Biz kendimizi hep doğru yoldan ayrılmamış kabul eder ve dünyanın bir imtihanhane olduğunu hep başkaları için düşünürüz.

Kalbinizi yumuşatın ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

Ve önemli olan ‘an’dır. Onu ibadet sabır anlayış tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir.

Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse ancak o zaman sokaklar meydanlar ardına kadar açılır.

Haydi bir şeyler daha yazayım diye kaleme sarılmayın. Beklemeyi bilin. Susayınca acıkınca nasıl anlıyorsak yazmak anını da anlarız.

Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden Suriye’nin toprağından Bosna’nın bayrağından Gazze’nin gözyaşından öpüyoruz.

Buruşturularak atılmış bir kâğıt parçası gibiyim. İçimde kalkıp gidenlerden doğan boşlukların ağırlığı… Ve sevmek. Ve korkmak ve nasıl uzaydaymışım gibi yalnızım.

Diline bir düğüm at ve otur. Dinle. Gıybet ve dedikodu münakaşa ve cedel su-i zanlarla dolu söz varsa ya durma ayrıl ya da engelle.

Bakıyorsunuz zulmedilenlerin tek ortak özelliği var Müslüman oluşları ve zulmedenlere bakıyorsunuz onların da bir tek özelliği var Kâfir oluşları veya küfre hizmet edişleri.

İnsan pekguzelsozler.com kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin romanların içinde değil kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan andır.

1 Yorum

  1. Lale dedi ki:

    Çok güzel bir karakter cahit zarifoğlu yüreği çok zarif…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir