Farklı Sözler

Farklı Sözler

Sayfa İçeriği: Farklı Sözler Kısa, Farklı Aşk Sözleri, Farklı Özlü Sözler, Sevgiliye Farklı Sözler, Yeni Farklı Sözler, Farklı Sözler Facebook, Farklı Anlamlı Sözler

Bu sayfada da sizlere en güzel ama farklı sözler hazır ettik. Bu güzel anlamlı farklı sözleri kısa mesajla yollayın ya da sosyal medyada paylaşın ne yapmak isterseniz yapın tercih sizin.

FARKLI GÜZEL SÖZLER

Manşet: Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden.


Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.

Aşk acısı taşımayan yürek; ya deliye aittir, ya ölüye.

Bilmek başka, bulmak başka, olmak daha başka.

Yalnızlığın en kötüsü, anlamayanların arasında kalmaktır.

Bizim canımıza gelsin senin bedenine gelen ağrı.

Bal yiyen arısından gocunmaz. Gül koklayan dikeninden çekinmez.

Nefis firavundur. Sakın doyurma. Başına kral kesilir.

Hak kuldan intikam kul ile alır, dini irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

Ey gönül, gönlümüzün dumanı, sevdamızın alametidir.

Bu dünya bir ağaca benzer, biz de bu ağaçta, yarı ham, yarı olmuş meyveler gibiyiz.

Öfke rüzgâr gibidir, bir süre sonra diner; ama birçok dal kırılmıştır bile.

Güzel huy peşinde yürü, iyi huyla düş kalk. Gül yağına bak, nasıl gülün huyunu almış.

Göz nereye bakar, gönül oraya akar. Gönül nereye akar, ayak oraya koşar.

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

Her insan bir alemdir. İnsan düşünceden ibarettir, geri kalan et ve sinirdir.

İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.

Aşk, ücreti ve karşılığı olmayan bir hastalıktır aşk hükmetmez; terbiye eder!

İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.

Mideyi bırak da gönül tarafına salın. Salın da Allah’tan perdesiz selam alasın.

Neden duasız bırakıyorsun dilini? Kapıyı çalmadan, açılmasını bekleyenlerden misin yoksa?

Ümitsizler köyüne gitme; ümitler var, karanlığa doğru yürüme; güneşler var.

Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam’a bakar, özünü görmek isteyen can’a bakar.

Gönlünü yıkayıp arıtmamışsan, habire abdest alıp durmaktan fayda bekleme.

O kadar çok koşmayın, o kadar çok yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.

Sen git yaralarını bir gönül cerrahına göster sen onları kendin tedavi edemezsin.

Bir gün kızsan bana alsan başını yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

Hangi meyve oldu da dalın da kaldı? Öyleyse ölmekten korkma, ham olmaktan kork.

Gönlüne belalar geldikçe gülerek karşıla. Şükrü ve sabrı öğreniyorsun, korkma rıza makamı yakın sana.

Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o; her şeyin fiyatını bilir değerini değil.

Eğer, şehvetin ve nefsin hevesine kapılır gidersen, ben sana haber vereyim ki, eli boş, nasipsiz gideceksin!

Kalp bir bahçe gibidir. Onda mutlaka bir şeyler bitecektir. O halde güzel şeyler ekin ki güzel şeyler bitsin!

Biri buğday elde etmek için ekin ekerse sonunda saman da elde eder. Fakat saman ekersen buğday elde edemezsin ki!

Nefsinle savaşa girişince ben orucu öyle ucuza satmam! diye kendini yere at ellerini çırp ayaklarını vur diret!

İnsanlar, uğrunda çaba gösterdikleri her şeye ulaşırlar. Ey bahtlı kişi! Kuru duayı bırak. Ağaç mı istiyorsun, tohum ekmelisin.

Eden kendisine eder yapan bulur ve çeker. Unutma kazanmak koca bir ömür ister. Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın.

Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir!

Kimi insan yaşadığı zorlukları bahane edip Allah’tan uzaklaşır, kimi insan da yaşadığı zorlukları vesile edip Allah’a yakınlaşır.

Vesveseli düşüncelerden sakın. İnsanın kalbi, sazlık ve orman gibidir. Orada aslan gibi de, yaban eşeği gibi de fikirler bulunur.

Duydum ki kapıma gelmiş, tokmak olmadığı için kapıya vurmadan geri dönmüşsün. Bilmez misin, kalp kapısının tokmağa ihtiyacı yoktur; o ancak içeriden açılır.

O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın kabına bakarsan yolu yitirdin.

Ey insanoğlu! Bazen ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, bazen de altın sevdasına kapılıyor, toprak eliyor, altın kırıntıları arıyorsun! Fakat düşünmüyorsun ki, sen, altın madenisin, değerli bir kimyasın!

Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim her türlü amelde çok ahesteyim kabrim. Beni bekliyorken dünyalık hevesteyim uyandır artık ya rab! Belki son nefesteyim.

1 Yorum

  1. Ali Hüseyin dedi ki:

    Tanışma faslında öğrendim ki ölürsem ölürmüş…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir