Murat Menteş Sözleri

Murat Menteş Sözleri

Sayfa İçeriği: Murat Menteş Sözleri Kısa, Murat Menteş Sözleri Ekşi, Murat Menteş Sözleri Tumblr, Murat Menteş Kitap Sözleri, Murat Menteş Sözleri Aşk, Murat Menteş Sözleri Arkadaşlık

Bu güzel sayfada sizler için ünlü Türk şair ve roman yazarı Murat Menteş’e ait en güzel sözleri hazır ettik. Sayfadaki Murat Menteş’in anlamlı sözlerini instagram ve whatsapp ile ya da kısa mesaj ile paylaşın.

EN GÜZEL MURAT MENTEŞ SÖZLERİ


Kartları kader karıştırır, biz oynarız.


Yaş sezonluk bir duygudur.

Bir lafı nerenden anlarsan orana girer.

Kartları kader karıştırır, biz oynarız.

Tek kelimeyle zor, iki kelimeyle çok zordu.

Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir.

Gökle bir olmadıkça, yerle bir oluyor insan.

Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.

Rüyalar alınyazımızın ayrılmaz parçalarıdır.

Hakikat akılla değil, cesaretle bulunur.

Aşk hayalin çocuğu, hayal kırıklığının annesidir.

Keşke sen de var olsan ben düşününce.

İntikam şarabi, yaraları ham olanlara şifa verir.

Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık.

Bazı ihtimaller ihtimal olarak kalmaya mecburdur.

Ölümden değil, gelecekten korkuyorum.

İnsan boş bir tüfektir ama bakarsın bir gün patlar.

Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın.

Gözlerindeki ayet derinliğini hayrına tafsir etsen ya!

Yanlış çağda yaşamanın stresi içindeyim.

Senin naz faslın, benim sabır süremi aşmasın lütfen.

Son sözlerime şerh düşüyorum, korkma ben varım.

Bütün şarkılarda senden bahsediliyormuş, onu fark ettim.

Evrende yalnız mıyız bilmiyorum ama dünyada yalnızız.

Çok sevmek, sonsuza dek kavuşamamak için en ideal yöntemdir.

Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.

Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut.

Bildiğim bir şey varsa, gökyüzündeki bir kuşu köşeye sıkıştıramazsın.

Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.

Yanılıyorsunuz, Pinokyo yalanı değil, insan olma çabasını temsil eder.

Aşkımız senden uzun yaşadı. Ayrılığımız da benden uzun yaşar diye korkuyorum.

Biz, Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Hep bir umut var içimizde. Ya severse?

Daha çok düşünüp daha yavaş hareket etmek gerekir. Terbiyenin ilk şartı budur.

Bekar bir adam asla pişirmesi yemesinden uzun süren bir yemek hazırlamaz!

Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.

Hayatta sevmem dedin ya, bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan.

Elli yaşındaki bir adam kendini otuz yaşında hissediyorsa, yirmi yılını boşa harcamıştır.

Ateşin icadından önce olup cehenneme giden mağara adamının hayreti içindeyim.

Zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükunet olduğunu anladım galiba.

Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu ve sahip olduğunu sandığı.

Kendimizi, parayla değil, okuyarak, öğrenerek, seyahat ederek, merakla, bilgiyle zenginleştirebiliriz.

Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.

Şüphe oyuncak mı gerçek mi, boş mu dolu mu olduğunu kestiremediğiniz, sağa sola bakınan bir tabanca gibidir.

Seni unutma fikri bile sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.

Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatamadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya; işte Allah onu biliyor, üzülmeyin.

Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar.

Siyasetçiler din sömürüsüne devam ettikleri sürece, kafa kesenlerin getirdiği tekbir, minarelerden yükselen tekbiri bastıracaktır.

Dostlarımız; biz caddenin kenarında alevler içinde yanarken, karşıya geçip üstümüze işemeye üşenen kimselerdir.

Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.

İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.

Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye.

Biz yetimler intikam istiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının oclerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir.

Kader hem zamana [tarihe ve an’a] ve mekana [uzaya ve vücudumuza] yayılan; pekguzelsozler.com hem de bizzat bizim ruhumuza, nefsimize, zihnimize, gönlümüze, vicdanımıza, bilincimize yani varlığımızı teşkil eden yoğunluk bölgesine odaklanan gerilimin adıydı. İyi ile kötü, günah ile sevap, helal ile haram, doğru ile yanlış, ümit ile korku, ödül ile ceza, cennet ile cehennem arasındaydık. İnanmak insanın en ince ve en keskin sınırda hareket etmesi demekti. Buna mukabil, teslimiyette, iradenin forsunu aşan bir imkan vardı ki bunu ancak terbiyeden sonra gelen olgunluk sayesinde kavrayabilirdik.

Günahkarlar, hoşgörülü ve özgürlükçüdür çünkü empati kurmalarına bir engel yoktur. Pişmanlık, bir aydınlanma anıdır ve tövbe hem bir psikolojik analiz, hem de kendini bilmenin ideal görünümüdür. Şükür, güzellikleri keşfetmeye yönelik dikkatin gelişkinliğidir. Ayrıca, zamanla tatlanan acı hatıralar ile unutulan mutluluklar arasındaki farka denk gelen saçmalığı telafi eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir